Sen / / Ölüm / / Sen

Gidene... Gitmek zorunda olana... Geride kalana... Terkedene... Acımasıza serzeniş... Sessiz(!)bir direniş öyküsü...


Ne buraya aittim artık ne oraya.. bu karmakarışıklığın ortasında.. nasıl sevebildim bir benliği daha.. umulmadık.. tuhaf bir bağ.. ama sevdim.. sevdim boşuna..

Ne önümdekine aittim ne ardımda kalana.. birini ararken diğerini buluyordu gözlerim.. kalbim elli parçaya bölünmüş .. hep bir ağıt oluyordu içimde sevilip de yaşanamayanlara..

Çok üzgünüm çok.. nefretim öyle bir büyüdü ki içimde .. sığmıyor artık kalbime.. taşıyor.. gördüğü her ruhu parçalıyor .. susuyor.. o çok bitkin ölmek için .. ama ölüyor..

Nefeslerimin ne anlam taşıdığını bilmiyorum artık.. var olup olmadığını da.. belki öldüm de haberi daha gelmedi buralara.. çünkü benim dünyamda mutluluğa artık yer yok..

Gülüşlerim tuhaf sözcükler gibi.. anlamsız ve manasız.. sanki o gülüş kalbime ulaşamaz gibi.. sözcük dile ulaşmadan ölüyor gibi..

Ne çok düşündüm ölümü son günlerde.. ne çok ölüm gördüm hayallerimde.. ne çok arzuluyorum ve arzuladığıma da kızıyorum içten içe.. ne işime yarıyor bilmiyorum.. ama dudaklarımda tek bir kelime.. ölüyorum.. ölüyorum sessizce..

Beden önemli değil belki ruhum ölüyor benim.. nefessiz kalıyorum günden güne.. bu yüzden .. bu yüzden başkasına verecek nefesim.. sesim.. kalbim yok..

Kapkaranlık bulutlar var benim üstümde her daim.. her daim bir siyah.. her daim bir ölüm varken yaşamda.. nasıl canlı olduğumu iddia edebilirim küstahça..?

Ama biri fark etsin anlasın.. sırtını döneceğine yüzüme baksın.. görmüyor musun? Göremiyor musun? Bu ben değilim.. bu ben değildim.. her daim başımda o kara bulutlar ağlamaya başladı usulca.. kapkara damlalar arasında yok oluyorum.. kör müsün baksana!

Ölüyorum..

Ölüyorum..

Kefenlerimiz hazır...
Mezarımız doğduğumuz gün kazılmış...
Sadece CANımızın gitmesi kalmış.
Günler geçtikçe ÖLÜM geliyor...
Zoruma gidiyor yaşananlar yaşanmayanlar...
Zoruma gidiyor ihtimaller...
Canım hiç bu kadar yanmadı ömrümce...
Benim CANım benim ECELim olmuş...
Affet sevdim. Sen saf sevdin ya öyle değil... YAR diye.
Git daha fazla yaşatma. Şimdi öldür giderken toprak at git.
Giderken dönüp bakmadan git. Sakın içim buruk bu gidişte deme İNANMAM... Gidişin istediğinden..
Her seçim bir vazgeçim... Vazgeç git...
Hayat senin için başlıycak benim için her gün zindanken sana aydınlananak...
Benim karanığım senin aydınlığına denk düşecek...
Hadi bekletme BEKLEYENLERİ...
Yolun açık olsun...

* * *

30/1/2009

 

Evet...

Bir bayram arifesi ve ben yine seni yaşıyorum.

En olmadık yerde, en olmadık zamanda...

Dua ediyorum "Allah'ım içimden mahkum olduğum bu sevdayı al. Senin aşkınla büyüleneyim ama benim bu acıyı yaşamama mani ol.. Senin yasaklarından korkut beni ve lütfen yanlış yapmamam için onu benden al..."

Bir gün bana gelmesende ben sana hiç ihanet etmedim. Ben iyiyi, ben kabulü, ben tamamı, ben herşeyi sende istedim. Yasaktı,yanlıştı ama ben seninle yaptım. Öyle içten geldin ki bana ben zaten isterken hiç engel olmaya çalışmadım. Sen ANLIK istedin ben EBEDİ... Sen birgün gidebildin ben bıraktığın yerde sıcaklığınlayım...
Hani sarılmaların ısıtırdı ama şimdi....
YOKSUN...
Yoksun üstüne sevda tanımadığım adam..
Üstüne sevmem diye yeminler ettiğim, gidişinde arkasından gözyaşı döküp gelmesini çılgınlar gibi dilediğim, CAN dediğinde canımdan olduğum, git dediğinde ruhumun bedenimi acıtmasını izlediğim, sevgimin sadece O na yakıştığı adam...
YOKSUN...
Bana hiç gelmedin ki.. Hiç bende olmadın ki.. Olma ihtimalini hiç düşünmedim ama bana başkasın. O yüzden hırçınlığım, o yüzden sevdiğim halde kanatmalarım.. Yoksa ben sana kıyamam ki.. Öldüğüm anlar üzüldüğün zamanlar.. Ama bi düşün ben senin için her gece deliler gibi hasretle yatarken sen başkasının düşünde, başkası senin düşünde... Benim çileden çıkmalarım bundan. Bende değilsin, benim değilsin, hiç hiç hiç benim olmayacaksın ama bana kendini yaşattın... Ben hiç sana tamam demedim. Hep aklımdaydı bir an unutmadım. Benim pişmanlığım yok sende. Ama hata ya işte onu kaldıramıyorum... Kurallarımı bir zaman sonra bi daha hiç görmeyeceğim ve iki yılımı harcadığım biri için yıkmak bana bencilce geliyor..

'Sensiz bir gün daha' dediğim her zaman senin aslında benimle hiç olmadığın geliyor aklıma. İşte... Dedim ya ben seni tanıdım. Gönlün olmasa kimse sana bunları yaşatamaz. Ben seni sevdim, tek sevdim dedim, son bu benim için dedim; sende dedin onun için.. Gitmek istemek gidememek sadece alışkanlığımdan. Yoksa sensiz de yaşayabiliyorum. Bi şekilde hayat akıyor ve beni biyerlere götürüyor. Sen gidince herkes gidiyo sanki. Kimse olmuyo yanımda belkide ben istemiyorum ama senin gidişin benim bitişim oluyor. O yüzden gittiğinde ne var ne yok herşeyi götür... Gözümün içine baktığında içim ürperiyor ya işte o his benden hiç gitmedi. Sen ne zaman baksan hep onu hissettim.

Ama şimdi o HERŞEY o CAN gitti... Neyim var neyim yoksa aldı gitti. Bir tek ben kaldım geriye. Bende eksik.. Paramparça..  Canım hiç yanmadığı kadar yanıyor.. Hiç acıtmadığın kadar acıtıyorsun.
Söyle YAR; ne zaman bende biticeksin?

 Ah İstanbul... Suretinde daha kaç sürpriz bekliyor beni kimbilir...? Öylesine şaşkınlık içinde devam ediyorum ki... Yaşananlar değil hayatın birden bu denli boyut değiştirmesi akla yatmıyor. Hep diyordum; 'bir gün uyanıyım ve herşey değişmiş olsun'. Aynen öyle oldu.. Bir gün uyumadan herşey ama herşey farklılaştı...
Neydi bu; kazanmak mı ebediyen kaybetmek mi bilmiyorum...

16 Eylül...
16Eylül gecesi... Basit bir konuşma neticesinde bu kadar farklılaşamaz... Herşey içimi heyecandan parçalarken bir tarafımım burukluğu umrumda bile değildi. Yaşamalı dedim; aşkı değlice... Peki ya neden bu? Neden bu kadar yanlışken, ikimize doğru?
Bu bir rüyaysa korkum gerçek olan... Ben hayatımda hep olmasını istediğim deli gibi sevdiğim insanı sadece saatler için kaybedebilirim. Ufak mutluluklar için tamamen kaybetmeye değer mi onu? Bilmiyorum... Hiç hazır değilim hatalarımla yüzleşmeye ve hiç hazır olmayacağım gibi... Onu kaybetmektense ellerimle yollamalıyım. Ama kanar ama bişeyler koparır ama netice yok... Bende 'o' yok, bende yokum. Beni sevemez, benim olamaz...
Bir şeyler için çok şeyi karşısına alır ama beni yanına alamaz...
Acı........ Hemde büyük acı...
Herşeye rağmen gözlerimi kapatıyorum...

Seni seviyorum... Üzgünüm...

Yaralı bir kuştum avuçlarında... Sen tüm çırpınmalarıma rağmen öyle sıkı tutuyordun ki beni hırçınlığım tek sanaydı.. Acımdan en yakınıma, avuçlarında acı çektiğim sanaydı öfkem...
Hani dayanamayıp beni bıraktığın, artık tahammül edemediğin gün var ya... Avuçlarından kırık kanatlarımla uçmaya bıraktığın gün var ya... Ben o gün öldüm... Benim acımdan çırpınmama karşılık bıraktığın an kırık kanatlarımla acıdan öldüm..
Öyle ya ben senin avucunda buldum huzuru...(!) Nefes aldım...(!)
Ben sende buldum sevdayı...
Yalan da olsa, zaman geçirmekte olsa senin için; ben yalnız şuramdan tam sol yanımdan geldiği gibi davrandım hep.. Sana hiç oynamadım...
Beni bıraktın ben öldüm...
Huzuru bulduğum ama bir gün bırakacağını bildiğim için ve ölüme kendimi hazırlamak için acıdan kıvranmaktı oysa yaptığım... Ama sen bıraktın...
Beni bırakma diyemedim gururumdan...
'Beni bırakma' desem daha ne kadar tutardın ne kadar sarardın ne kadar severdin ki? Senin ellerin dolu kalbin gibi...
Bırak beni öleyim...
Bırak böyle CAN vereyim...